Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyareti için Suudi Arabistan'ın Riyad şehrine gitti. Burada Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından resmi bir törenle karşılandı.
Yemame Sarayı'nda Veliaht Prens ile bir araya gelen Erdoğan, ardından onuruna düzenlenen akşam yemeğine katıldı.
Bildiride, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suudi Arabistan'a resmi ziyarette bulunduğu ve iki ülke arasındaki kardeşlik bağına vurgu yapıldığı ifade edildi.
Her iki tarafın, ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarındaki ilişkilerin güçlendirileceği konusundaki görüş birliği dikkat çekti. Özellikle karşılıklı öncelikler doğrultusunda bu bağların geliştirileceği belirtildi.
Bildiride, ticaret hacminin artırılması, kamu ve özel sektör yetkilileri arasında ziyaretlerin yoğunlaştırılması ve Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi aracılığıyla ticaret etkinlikleri düzenlenmesi için ortak çabaların sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.
Finans, sigortacılık, gayrimenkul, imalat ve hizmet sektörlerindeki karşılıklı yatırımların önemine de dikkat çekildi. Türk şirketlerinin Suudi Arabistan'daki projelerdeki rolü memnuniyetle karşılandı.
Bildiride, Türk ve Suudi tarafların enerji sektöründeki katkılarının önemine vurgu yapıldı. Türk tarafı, Suudi Arabistan'ın küresel petrol piyasalarındaki rolünü öne çıkardı.
Her iki taraf, petrol ve petrokimya tedarikinde işbirliğini güçlendirme konusunda anlaşmaya vardı. Ayrıca, temiz hidrojen alanındaki işbirliği fırsatları üzerinde de duruldu.
Enerji verimliliği ve tasarrufu konularında ortak çalışmaların önemini vurgulayan bildiride, maden kaynakları alanında işbirliğini geliştirme konusundaki kararlılık da ifade edildi.
Taraflar, iklim değişikliği ile ilgili olarak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne bağlı kalmanın önemini vurguladı. Ayrıca, uluslararası toplumun sivillerin korunmasına yönelik sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği belirtildi.
Gazze'deki insani durumla ilgili endişelerin dile getirildiği bildiride, yardım çabalarının artırılmasının gerekliliği ifade edildi. Taraflar, Gazze'nin işgalinin sona erdirilmesi ve bağımsız bir Filistin Devleti kurulması çağrısında bulundu.
Sonuç olarak, iki tarafın çeşitli alanlarda işbirliğini güçlendirme kararlılığı ve bölgesel istikrar için ortak çabaları sürdürme isteği dikkat çekti.