Bilim

Araştırmacı Çift, Yeni Keşfettikleri Böcekleri Şehir Ve Bitki İsimleriyle Tanıttı

13 Şubat 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Erzurum Atatürk Üniversitesi Biyoçeşitlilik Bilim Müzesi'nde çalışan bir bilim insanı ekibi, Erzurum ve Hakkari'de yeni iki hortumlu böcek türü keşfetti.

Yeni Böcek Türlerinin Keşfi

Üniversitenin Ziraat Fakültesi Entomoloji Ana Bilim Dalı'nda öğretim üyesi olan ve Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin Biyoçeşitlilik Bilim Müzesi'nin kurucu direktörü Prof. Dr. Levent Gültekin, 25 yıldır hortumlu böcekler ailesi üzerine bilimsel çalışmalar yürütmektedir.

Doğada gerçekleştirdiği araştırmalar sonucunda yeni türler tespit eden Gültekin, son olarak 2 yıl önce eşi ve meslektaşı Doç. Dr. Neslihan Gültekin ile birlikte Erzurum'un Pasinler ilçesindeki Çiçekli köyü ve Hakkari'nin Zap Vadisi'nde iki yeni böcek türü keşfetti.

Yeni Türlerin İsimlendirilmesi

Gültekin çifti, böcekler üzerinde 2 yılı aşkın bir süre süren çalışmalarının sonucunda Çiçekli köyünde artemisia bitkisi üzerinde beslenen böceğe "Pholicodes artemisiae" adını verirken, diğerine ise "Pholicodes hakkaricus" adını vererek, bu yeni türleri bilim dünyasına kazandırdı.

Bu iki tür, arka kanatlarını kaybetmiş böcek grubuna dahildir.

Prof. Dr. Levent Gültekin, Türkiye'de böcek biyoçeşitliliği üzerine çalışan taksonomistler olarak Anadolu'nun her köşesinde yaşayan türleri keşfetmeye çalıştıklarını belirtti.

Keşfin yeterli olmadığını, türlerin tanımlanmasının da önemli olduğunu vurgulayan Gültekin, "Pholicodes cinsinden iki türü Doğu Anadolu Bölgesi'nden tanımladık. Bir türü artemisia bitkisi üzerinde bulduğumuz için 'Pholicodes artemisiae', diğerini ise Hakkari'de tespit ettiğimiz için 'hakkaricus' olarak adlandırdık. Daha sonra mikroskopik inceleme, taksonomik araştırma, isimlendirme ve yayın süreci gerçekleşti." ifadelerini kullandı.

Endemizm ve Araştırma İhtiyacı

Gültekin, kanatsız böceklerde endemizm oranının oldukça yüksek olduğunu belirterek, türlerin yaşadığı bölgelerde uygun araştırma yöntemleri ile Türkiye'nin biyoçeşitlilik açısından sahip olduğu yüksek endemizm oranının daha net bir şekilde ortaya konulabileceğini ifade etti.

Böcek türlerinin azalması, ekosistemlerin sürdürülebilirliğini tehdit eden önemli bir sorundur.

Meslektaşlarıyla yaptıkları görüşmelere dayanan Gültekin, çalıştıkları grubun yüzde 60'ının hala dünya literatürüne tanıtılmadığını dile getirdi.

Avrupa'da "böcek türlerinin azalması" konulu bir proje çağrısının yapıldığını belirten Gültekin, böcek popülasyonlarının azalmasının ekosistemlerin sürdürülebilirliği açısından sorun oluşturduğunu vurguladı. Bu durumun, insan kaynaklı bir sorun olduğunu ve insanlığın doğal kaynakları aşırı kullanmasının ekosistemlerin çöküşüne yol açtığını belirtti.

Prof. Dr. Gültekin, Anadolu'nun biyoçeşitlilik açısından önemli bir coğrafyaya sahip olduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Neslihan Gültekin ise araştırmalarını uluslararası proje programları çerçevesinde Türkiye'de belirlenen lokasyonlarda sürdürdüklerini belirterek, "Artemisia bitkisinin kökünde bulduğum böcek literatürde tanımlanmamıştı, sonrasında yeni bir tür olduğuna karar verip tanımladık. Bu böcekler geniş burunlu hortumlu böcekler olarak biliniyor. Hakkari’de de benzer bir bulguya ulaşınca aynı cinse ait iki türü dünya literatürü için tanımlamış olduk." şeklinde konuştu.

Neslihan Gültekin, çalışmalarının Web of Science'a göre Q2 kategorisinde yer alan uluslararası tanınmış PeerJ dergisinde yayımlandığını da sözlerine ekledi.