Kars'taki UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Ani Ören Yeri'nde yürütülen arkeolojik kazılarda dikkat çekici bir Selçuklu eseri gün yüzüne çıkarıldı. Selçuklu Mezarlığı'nda bulunan bezemeli taşın üzerinde kufi hatla "Hz. Muhammed" isminin altı kez tekrarlandığı belirlendi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ani Ören Yeri'ndeki kazılarda ortaya çıkarılan esere ilişkin açıklama yaptı. 2021 yılından bu yana sürdürülen Selçuklu Mezarlığı kazılarında bulunan taşın, Anadolu'nun Türk-İslam tarihine ilişkin önemli bilgiler sunduğu belirtildi.
Yaklaşık 51 santimetre uzunluğunda ve 21 santimetre genişliğinde olan taşın kabartma tekniğiyle işlendiği tespit edildi.
Eserin merkezinde sekiz köşeli yıldız biçiminde bir motif bulunuyor. Bu motifin çevresindeki yazı kuşağında kufi hat kullanılarak "Hz. Muhammed" ismine yer verildiği belirlendi.
Taşın tamamının günümüze ulaşmadığı, yalnızca yaklaşık yarısının korunabildiği ifade edildi. Bu nedenle bugün eserin üzerinde söz konusu isimlerden üçü görülebiliyor. Yapılan incelemeler ise tasarımın tamamında ismin toplam altı kez tekrarlandığını ortaya koyuyor.
Arkeolojik değerlendirmelere göre bezemeli taşın, Selçuklu Mezarlığı'ndaki kümbetlerden birine ait mimari parça olduğu düşünülüyor.
Eserin üzerindeki süslemeler ve yazı kompozisyonu, dönemin sanat anlayışının yanı sıra Selçuklu toplumunun dini ve kültürel dünyasına ilişkin de önemli ipuçları taşıyor.
Sultan Alparslan'ın 1064 yılında Ani'yi fethetmesi, bölgenin Anadolu'daki Türk-İslam tarihinin önemli merkezlerinden biri haline gelmesinde belirleyici oldu.
Kazılarda elde edilen bulgular, Ani'deki Selçuklu Mezarlığı'nın Anadolu'daki ilk Türk-İslam mezarlığı ve ilk Türk şehitliği olduğu yönündeki değerlendirmeleri destekliyor.
Ani'de ayrıca Anadolu'daki Türk-İslam mimarisinin erken örnekleri arasında gösterilen ilk fetih camisi, ilk cami ve ilk mescit gibi önemli yapılar bulunuyor.
Ani'de ortaya çıkarılan taşın süsleme anlayışının Anadolu'nun farklı bölgelerindeki bazı Selçuklu dönemi eserleriyle benzerlik gösterdiği belirtiliyor.
Benzer düzenlemelerin Tercan'daki 1191 tarihli Mama Hatun Kümbeti, 1224 tarihli Malatya Ulu Camii, Beyşehir Eşrefoğlu Camii ve Konya'daki Tahir ile Zühre Mescidi'nde de görüldüğü aktarılıyor.
Yeni buluntunun, Ani'nin Türk-İslam kimliğini ve dönemin mezarlık kültürünü anlamak açısından önemli bir arkeolojik belge niteliği taşıdığı değerlendiriliyor.