Ekonomi

Ağır Ekonomi (303): Türkiye'nin Ekonomik Dönüşüm Süreci

28 Şubat 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Ağır Ekonomi programında Haluk Levent ve Öner Günçavdı, Türkiye ekonomisi ve yeni ekonomik yaklaşımlar üzerine görüşlerini paylaşıyor.

Ağır Ekonomi Programında Türkiye Ekonomisi Değerlendirildi

Bu hafta Ağır Ekonomi programında Haluk Levent ve Öner Günçavdı, Türkiye'nin ekonomik durumu, seçim ekonomisi üzerine tartışmalar ve global değişimlerle ilgili güncel gelişmeleri ele aldı. Programda ayrıca, açıklanan dış ticaret verileri ve hanehalkı bütçe anketleri üzerinden önemli bulgular paylaşıldı.

Küresel Yansımalar ve Gelir Dağılımı

Ağır Ekonomi'de Öner Günçavdı ve Haluk Levent, dünya genelindeki gelişmelerin Türkiye üzerindeki etkilerini masaya yatırdı. Haluk Levent, TÜİK verilerinin gelir ve harcama dağılımında çarpıcı bir tablo sunduğunu ifade ederek, en varlıklı yüzde 10'luk kesimin harcama miktarının gelirinin 1,12 katına ulaştığını belirtti. Düşük gelir gruplarındaki harcama/gelir oranının ise yüzde 70 civarında kaldığını vurguladı. Levent, “Normal bir ekonomik yapıda alt gelir gruplarının harcama ve gelirlerinin birbirine yakın olması, üst gelir gruplarının ise tasarruf etmesi beklenir. Ancak son iki yılda durum tersine dönmüş gibi görünüyor” şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Bu durumun bir hesap hatası olup olmadığının netleştirilmesi gerektiğini ekledi.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta, bu verilerin doğruluğunun sorgulanmasıdır.

Öner Günçavdı, kamuoyunda artan “seçim ekonomisi” tartışmalarına dikkat çekerek, bu tür politikaların uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulundu. “Seçim ekonomisi olumlu bir durum değildir, bu tutumdan vazgeçin” diyen Günçavdı, geçmişte emeklilere yapılan desteklerin seçim sonuçlarını garanti etmediğini hatırlattı.

Sosyal Güvenlik Sorunları ve Dış Borçlar

Sosyal güvenlik sisteminin yapısal sorunlarına vurgu yapan Günçavdı, “Bizim asıl problemimiz EYT meselesi değil, emeklilik ve sosyal güvenlik sistemimizin iflas etmiş durumda olmasıdır. Bu konuda ne yapmalıyız? Bu konuları tartışmamız gerekiyor. Şu an tarım ve hayvancılığa destek veriliyor, bu güzel bir gelişme ancak keşke daha önce, daha planlı bir şekilde yapılmış olsaydı” şeklinde konuştu.

Programda ayrıca özel sektörün artan dış borcu gündeme geldi. Günçavdı, 2018 krizinden önce yaklaşık 200 milyar dolar seviyesinde olan özel sektör dış borcunun bugün 200-250 milyar dolar bandına yükseldiğini belirtti ve “İşletmeler geleceği göremiyor. Eğer seçim sonrası genişlemeci bir politika izlenirse enflasyon kontrol edilemez hale gelebilir” uyarısında bulundu.

Küresel Ekonomik Paradigma Değişimi

Küresel ölçekte yeni bir ekonomik paradigma arayışının hızlandığına dikkat çekildi. Haluk Levent, Ocak ayında yayımlanan Dani Rodrik’in “Shared Prosperity in a Fractured World: A New Economics for the Middle Class, the Global Poor, and Our Climate” adlı eserine atıfta bulunarak, ihracat odaklı sanayileşme modelinin artık sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Levent, “İklim krizi ve otomasyon, düşük ücretlere dayalı büyüme modelini imkânsız hale getiriyor. Orta sınıfın çöküşü demokrasiyi de tehdit ediyor” dedi.

Medyascope, senin desteğinle varlığını sürdürüyor. Hiçbir patronun veya siyasi çıkarın etkisinde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Kamu yararına çalışarak bağımsız gazeteciliğin devam etmesini sağlamak için senin desteğinle mümkün olmaktadır.