Avrupa Komisyonu, 2026–2030 yılları arasında daha katı bir göç politikası uygulamayı ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerine nitelikli iş gücü çekmeyi amaçlıyor. AB İçişleri ve Göç Komiseri Magnus Brunner, sınırların etkin bir şekilde kontrol edilmesinin hem koruma ihtiyacı duyan bireyleri korumak hem de küresel rekabette güçlü kalmak açısından önemli olduğunu ifade etti.
Yeni strateji, üç ana hedefe odaklanıyor: düzensiz göç ve insan kaçakçılığını engellemek, savaş ve baskıdan kaçan bireyleri korumak ve AB’ye uzman iş gücü sağlamak. Komisyon, bu hedefler doğrultusunda öncelikler belirlemiş durumda.
İlk olarak, üçüncü ülkelerle iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu çerçevede, göç yolları üzerinde AB destekli "çok amaçlı merkezlerin" kurulması planlanıyor. Bu merkezlerin işleyişine dair detaylar ise henüz netleşmiş değil.
Son zamanlarda AB, Mısır ve Libya gibi ülkelerle iş birliğini artırarak düzensiz göçü azaltmaya yönelik adımlar atıyor. Birleşmiş Milletler'e (BM) göre, Mısır'da kriz bölgelerinden gelen yaklaşık bir milyon mülteci bulunmakta.
Komisyon ayrıca, iltica başvurusu reddedilen kişilerin geri kabulü için üçüncü ülkelere daha fazla baskı uygulamak istiyor. Strateji, hızlı ve etkili geri göndermelerin sığınma sisteminin güvenilirliği açısından zorunlu olduğunu vurguluyor. AB, bu süreçte vize politikalarını bir araç olarak kullanmayı planlıyor; göç konusunda iş birliği yapmayan ülkeler için vizesiz seyahat düzenlemeleri askıya alınabilir.
Stratejinin diğer bir boyutu ise AB'deki artan iş gücü açığı. Komisyon, önümüzdeki beş yıl içerisinde çeşitli sektörlerde nitelikli iş gücü ihtiyacının yükselebileceğini öngörüyor. Bu nedenle, üçüncü ülkelerle iş gücü anlaşmalarının genişletilmesi, mesleki yeterliliklerin daha hızlı tanınması ve vize süreçlerinde hem işverenlere hem de çalışanlara destek sağlanması planları arasında yer alıyor.