Başkan Trump, ilk döneminde başlattığı Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ) ayrılma sürecini, ikinci döneminin ilk gününde imzaladığı bir kararname ile tamamlamıştı. ABD yasalarına göre, bir örgütten ayrılmak için önceden bir yıl bildirimde bulunulması ve tüm borçların ödenmesi gerekiyor.
Şu anda, ABD'nin DSÖ'ye olan borcunun ödenmesi pek olası görünmüyor. Hukuk uzmanları, örgütün bu miktarı tahsil etmek için sınırlı yasal seçeneklere sahip olduğunu ifade ediyor.
Halk Sağlığı ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (HHS) tarafından yapılan duyuruda, DSÖ'ye yönelik tüm hükümet fonlarının durdurulduğu ve örgüt bünyesinde çalışan tüm personel ile yüklenicilerin geri çağrıldığı belirtildi. ABD, DSÖ sponsorluğundaki komiteler ve teknik çalışma gruplarındaki resmi katılımını da sonlandırdı.
Yönetimden üst düzey bir yetkili, "Verdiğimiz değeri, finansmanı ve personeli geri alamıyorduk. Söz verdik ve bu sözü tuttuk" şeklinde bir açıklamada bulundu. Bu yetkili, DSÖ'nün Amerikan halkının çıkarlarıyla çelişen bir tutum sergilediğini öne sürdü.
Trump yönetimi, DSÖ'den ayrılma kararını birkaç temel gerekçeye dayandırıyor:
ABD'nin DSÖ'den ayrılmasına rağmen, küresel sağlık alanındaki liderliğini sürdürmesi öngörülüyor. Yönetim, çok taraflı kuruluşlar yerine ülkelerle doğrudan ikili anlaşmalar yapmayı ve sivil toplum kuruluşları ile dini gruplarla iş birliği kurmayı planlıyor. Bu yeni dönemde ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) liderlik etmesi bekleniyor.
Uzmanlar, küresel bir yapıdan ayrılmanın ABD'yi yeni biyolojik tehditlere karşı savunmasız bırakabileceğini vurguluyor.