2025 yılı ekonomik belirsizlikler ve art arda gelen vergi yükleriyle başladı. Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ), artan vergi oranları, yeni ek vergiler ve cezalar nedeniyle iflas noktasına gelmiş durumda. İş dünyası, özellikle Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve geldiği günden bu yana izlediği ekonomik politikaların piyasaları dar boğaza soktuğunu dile getiriyor.
Son iki yılda kamuoyuna yansıyan vergi affı beklentileri her defasında Bakan Şimşek tarafından sert bir dille yalanlandı. Ekonomik darboğazın içinden geçilen bu dönemde kamuoyu, vergi affı ve yapılandırma gibi adımlarla bir nebze rahatlama beklerken; Maliye yönetiminin önceliğinin sadece tahsilat ve ceza uygulamaları olması tepki çekiyor.
Ekonomik krize karşı işletmelerin çığlığı her geçen gün büyürken, Türkiye genelindeki ticaret odaları, esnaf birlikleri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının sessiz kalması ise ayrı bir eleştiri konusu. İşletme sahipleri, iflaslar karşısında bu kuruluşların kamuoyuna açık destek vermemesi nedeniyle yalnız bırakıldıklarını düşünüyor.
Vergi, cezayla değil sürdürülebilirlik ile toplanır. Bir işletme iflas ettiğinde vergi ödeme kapasitesi de ortadan kalkar. Bu nedenle sürdürülebilir vergi geliri için ekonomide denge politikaları şart. Ancak bugünkü ekonomik iklimde işletmelerin ayakta kalması bile mucize sayılıyor.
Ekonomik güvenin yeniden sağlanması adına bazı uzmanlar, yüksek enflasyonun etkisini azaltmak ve psikolojik olarak piyasalara moral vermek adına paradan sıfır atılması gerektiğini savunuyor. Bu tür sembolik ancak etkili adımların, özellikle TL’ye olan güveni artırabileceği belirtiliyor.
Destek mekanizması olarak kurulan KOSGEB de eleştirilerden nasibini alıyor. Birçok küçük işletmeye ulaşamayan ya da ağır bürokratik engeller nedeniyle etkisiz kalan kurum, sahada “FOSGEB” olarak anılmaya başlamış durumda. Bu nedenle KOSGEB’in yapısal reformlara giderek daha ulaşılabilir ve sonuç odaklı bir modelle yeniden yapılandırılması gerektiği ifade ediliyor.
Bugün gelinen noktada Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın sadece vergi tahsilatı ve ceza kesmekten ibaret olmaması gerektiği net bir şekilde ortaya çıkıyor. İşletmelerin yaşaması, üretmesi ve sürdürülebilir olması; hem ekonomi hem de devletin vergi gelirleri için kritik öneme sahip. Bu çerçevede hükümetin öncelikle Vergi Affı, yapılandırmalar ve destekleyici ekonomik reformlar ile piyasaları rahatlatması bekleniyor.